NEFESİMİZ EŞİTTİR, HAYATIMIZ

Nefes demek düşüncelerimiz demek…

Nefes demek psikolojimiz demek…

Nefes demek davranış demek…

Nefes demek fizyolojimiz demek…

Nefes demek solunum kimyamız demek…

Nefes demek ruhumuz demek….

NEFESimiz eşittir HAYATımız demek …

Nefesin bu kadar çok şeyi kapsadığını bilir miydiniz hiç?

Nasıl nefes alıyorsak öyle düşünüyoruz ve tabi ki nasıl düşünüyorsak öyle nefes alıyoruz. Ne kadar nefes alıyorsak hayatımızı da o kadar yaşıyoruz.

İnsanların yaklaşık yüzde doksanı yüzde 30 kapasite ile nefes alıyor bu da demek oluyor ki yaşamı yüzde 30 yaşıyorlar. Sağlığı, bolluğu, sevgiyi, anlayışı, hoşgörüyü, aşkı ve daha bir çok şeyi yüzde 100 yaşayacak potansiyele sahipken yüzde 30 yaşamak. Ve sonuç olarak mutsuz, doyumsuz, agresif, sevgisiz, ruhsal bunalımda insanlar çoğalıyor çünkü kendilerinden kopuk bir hayatı yaşamaya çalışıyorlar ve bu da içinden çıkamayacakları durumlara sebep oluyor.

Kendiyle hizada nefesiyle bağlantıda olan insanlarda bu durumların hiç biri söz konusu değil. Tam, açık ve doğal nefese sahip olan kişi, en yüksek ihtimallerini yaşar bu hayatta, akışa teslimdir, olanı olduğu gibi kabul edendir, kendiyle ruhuyla özüyle bağlantıdadır. Ruhunun rehberliği ile ilerler. Tüm kararlarını anda alır, anı yaşar, geçmiş ya da gelecek döngüsünde değildir. İnsanlığını ve tüm duygularını özgür, açık ve doğal bir şekilde yaşar. İnsanız ve duygusal varlıklarız ve tüm duygular yaşam enerjimizdir. Bastırmaya çalıştığımız ne kadar korku, öfke, endişe, kaygı taşırsak bünyemizde bu duygular bedenimizde birikir sıkışmış donmuş enerjiler olarak bizi hasta ederler. Nefesi açık kişi hastalanmaz ,hastalansa da çok hafif atlatır çünkü güçlü bir bağışıklık sistemine sahiptir.

Peki nedir açık ve doğal nefes?

Doğal Nefes dediğimizde aslında solunumla hizalanmış nefesten bahsediyorum. Nefesimizle ilgili bir şey yapmadığımızda , bir teknik uygulamadığımızda zaten hepimizin doğal nefesi var. Aslında doğuştan sahip olduğumuz mükemmel işleyen bir solunum mekanizmamız var. Herbirimiz açık ve doğal bir nefesle dünyaya geliriz. Bebeklere bakın nasıl nefes aldıklarını anlayamazsınız hatta uyurken çoğu zaman nefes alıyor mu diye kontrol etmişizdir bebeklerimizi öyle değil mi? Diyaframlarını doğal bir şekilde kullanırlar hatta karınları da şiştir.

Ancak bu nefesi 3 yaşına kadar sürdürebiliriz. Üç yaşından sonra ego bilincinin gelişmeye başlamasıyla birlikte kendimize ve dünyaya duyduğumuz bir takım güvensizliklerle , yaşadıklarımızla nefesimizi bozmaya başlarız. Açık ve doğal nefesimize bir takım limitler koymaya başlarız.

Bir duyguyu hissetmemek için, bir acıyı bastırmak için bir ağrıyı dindirmek için bir nefes alışkanlığı geliştirebiliriz.

Doğal nefesimiz bozulursa ne olur?

Şunu iletmeliyim ki nefes alma davranış biçimimiz bütün solunum sistemimizi etkiliyor. Solunum kimyamız kan plazmasını yani vücut sıvı ph’ını regule ettiği için öğrenilmiş yanlış nefes alışkanlıkları fizyoloji, psikoloji, sağlık ve performansımıza zarar veriyor. Örneğin aşırı nefes almak CO2 basıncını düşürdüğü için hücresel solunumdaki oksijeni direkt etkiliyor. Yani bilinenin aksine çok nefes almak hücrelerimizdeki oksijen miktarının düşmesine sebep oluyor. Çünkü aşırı nefes almak co2 basıncını düşürür bu da hemoglobinin hücreye oksijen bırakmasını engeller. Burada bunu da rahatlıkla söyleyebiliriz ki disfonksiyonel nefes alışkanlıkları Asit Baz dengesini yani solunum kimyasını bozuyor. Solunum kimyasının bozulmasıyla tehlikeli bir iç solunum oluyor. Elektrolit dengesini bozuyor. Özellikle bikarbonat azalmasına sebep oluyor. Vücut sıvı Ph’ını doğrudan etkiliyor ph düştüğünde beyine giden damarlarda daralma oluyor dolayısıyla beyine giden kan azalıyor. Yorgunluk ruh hali değişiklikleri ve performans açıklarına sebep oluyor. 200 den fazla hastalığın disfonksiyonel nefes alışkanlıkları sebebiyle oluştuğu yapılan araştırmalarda tesbit edilmiştir. Bunlardan bazıları migren, astım, panik atak, amfizem, nefes darlığı, aritmiler, tansiyon, tiroid rahatsızlıkları, sebebi belli olmayan vücut ağrıları gibi.

Doğal nefese kavuşmak için ne yapmalıyız?

Disfonksiyonel nefes davranışlarımızı çocukluğumuzda edinmiş ve bugünlere kadar devam ettirmiş olabiliriz her tetikleyici durum oluştuğunda nefes davranışını farkında olmadan yaparız aynı tikler gibi yaptığımızı fark etmeyiz o nedenle bu alışkanlıklarınızı kendi kendinize fark edip düzeltebilmeniz pek mümkün değil bunun için Nefes Koçluğu Sisteminden destek almanız gerekir.

Sevgiyle ve nefesinizle hizada kalın…

More from Özlen Göz

Tibet Hareketleri ile Sonsuz Enerji

Merhaba adım Özlen Göz biyolojik yaşım 46 , 27 yıldır hayatı sevgiyle...
Devamı…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.