Kitabın Gerçekliği

Kitap okumak aktif bir eylemdir. Kitap, makale ya da hikaye okurken okuduklarımızı daha çok hatırlamak bilinçli bir çaba gerekir. 

Gerekli malzemeler:

Dikkat dağıtıcılar içermeyen bir zaman aralığı. ( 15 dk da olabilir, 3 saat)

Kitap                                                                                                                              Kurşun kalem                                                                                                              Post-it veya işaretleyiciler  ( opsiyonel)                                                                Bir defter

Kitap okurken içindeki bilgilerin aklımızda kalması ve okuduklarımızdan en etkin öğrenme, etkileşim veya fayda sağlamak için bir kalem ile beğendiğimiz cümlelerin altına çizip, kitap üstünde not almak, zihnimizde de o bilgiyi pekiştirmeyi kolaylaştırır. Ben ister bir roman, hikaye okuyayım ister kurgu dışı bir kitap fark etmez, kitabın her tarafına notlar almayı seviyorum. Hatta çok beğendiğim cümleleri, esprileri, belirtilen kaynakları, faydalı bilgileri not aldığım defterlerim var. Kitap romansa, her okumaya ara verdiğimde sevdiğim karakterleri, mekanları, objeleri, atmosferi not alıyor bazen de hayal edip çiziyorum. Bütün bunları öncelikle okumanın hakkını vermek için yapıyorum çünkü artık herşeyin fırsat maliyeti çok yüksek. Zaman çok kıymetli, kitap okuyorsam, bu, o sürede başka bir şey yapmaktan fedakarlık ediyorum demektir. 

Okuma bize nasıl fayda sağlar?

Okumak keyifli bir zaman geçirmek yanında bir şeyler öğrenmeyi, sözcükleri görsellere dönüştürmeyi, hayal etmeyi, kurgusal karakterlerle empati kurmayı, tarihsel ve kültürel içeriği tanımayı, okuduklarımız ile bildiklerimizi eşleştiren bilişsel bir süreci ve hikayenin dönüm noktalarını tahmin etmeyi içerir. Okuma zekamızı geliştirmenin de bir yoludur. 

Maryland Üniversitesi’nden Mark Turner, insan zihninin edebi olduğunu ve okuma ile beynin kendini düzenlediğini söyler. Parçaları zihnimizde birleştiriyoruz, bir çok öğeyi yan yana getirip anlamlandırıyoruz. Bildiğimiz bir hikayeyi başka biri ile karşılaştırdığımızda beynimizi de çalıştırıyoruz. Hafızamızı kuvvetlendiriyoruz.

Duygusal zekamızı geliştirir. Kendimizin ve duygularımızın farkına varma ve onları kontrol etmek için bir kılavuz görevi görebilir. Duymaktan hoşlanacağımız şeyleri okumayı daha fazla severiz. Öyle ya da böyle hikayeleri kendi ilkelerimiz bağlamında değerlendiririz. Okuduklarımız mutlaka olaya karşı bir tutum almamızı gerektirir. Kısmen bize bildiklerimizi hatırlatır, önemli bulduğumuz şeyleri yeniden düşünmemizi sağlarlar. Stanford Üniversitesi’nden Charlotte Linde’e göre, öyküler bizim benlik duygumuzu, kim olduğumuzu ve nasıl o insan haline geldiğimizi ifade eder. 

Son olarak Marcel Proust’un dediği gibi;

Okuma süreci içinde her okuyucu aslında kendini okur. Yazarın ürettiği yapıt bir optik araç görevini görür yalnızca. Böylece okuyucu, o kitabı okumadan belki de asla farkına varamayacağı şeyler keşfeder kendi içinde. Okuyucunun, okuduğu kitap sayesinde kendi kendinin bilincine varması, kitabın gerçekliliğinin kanıtıdır.

More from Arzu Endam

ErkeklerYeriniBilsin vs #KadınlarYeriniBilsin

Etiketlerin Gücü.. Son günlerde @twitter -flood- umda sonu bu etiketlerle biten onlarca...
Devamı…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.