ErkeklerYeriniBilsin vs #KadınlarYeriniBilsin

Etiketlerin Gücü..

Son günlerde @twitter -flood- umda sonu bu etiketlerle biten onlarca gönderi geldi önüme; takip edebildiğim kadarı ile @GayeSuAkyol tarafından başlatılan ve tamamen cinsiyet eşitsizliği bağlamında bugüne kadar gelenekselleşmiş kalıplara karşı empati oluşturma amaçlı bir hareket.
Bu paylaşımlar, yüzlerce kişi tarafından bir anda -retweet- edilerek trend topic olarak bir protest eyleme dönüştü.
Daha önce paylaştığım Marka’nın Hikayesi postumda #MeToo, #BlackLivesMatter gibi hashtag lerin, insanları harekete geçiren, duygusal anlamda birbirine bağlayan en büyük markalar olduğundan bahsetmiştim. #ErkeklerYeriniBilsin de daha kapsamlı bir ölçekte bunun bir örneği.
Konuların, insanların ilgi çemberlerine girme hızını müthiş artıran bu etiketler, herkesin kendini bu etkileşime dahil etme ve söz söyleme arzusunu tetikliyor.
Benim görebildiğim kadarı ile farklı konum ve profildeki bir çok insan, bu güne kadar kadınlara ait olarak kalıplaştırılmış pek çok ‘söylem’i dönüştürerek erkeklere mal ediyor. Bazıları gerçekten çok yaratıcı, etkileyici ve komik olan bu paylaşımlardan sonra, herhalde bir misilleme düşüncesi ile hemen #KadınlarYeriniBilsin etiketleri ile paylaşımlar dönmeye başladı. Bu, uzun bir süredir siyasal figürlerin tüm dünyada ikna için egemen dili olan -kutuplaştır ve yönet- politikasını, nasıl da her alanda içselleştirdiğimizin ve bunların çoğu zaman nefret söylemine kadar gittiğinin nedeni ve göstergesi. Başlangıç amacının her ne kadar bu ayrımcılığa dikkat çekmek olduğuna inansam da, bu paylaşımlardan, her iki etiket ile de ilgili, şöyle çıkarımlar da yapıyorum:
1- Sosyal medyada insanların derdini anlatma ve kendini ifade etme kadar bir gruba ait olma dürtüsüyle yaptığı bu paylaşımların amacından çıkarak bazen farklı yerlere gittiği,
2- Bir anlamda itiraz ettiği söylem ve kavramları derinlemesine düşünmeden yüzeysel değerlendirerek, insanların, kendine hiç pay biçmeden yaptığı paylaşımlarla üstüne düşen görevi yaptığına inanıp bir yapay rahatlama hissetmesi, ( Kurulan bir çok cümlede, söylemlerin, eylemlerin bizzat kadınlar tarafından da – bilinçaltısal olarak otomatik kabullenip- gerçekleştirilmesi. Örneğin: ‘ Oğlum, kalk kardeşine bir çay koy..’ gibi cümleleri paylaşıp, hak veren kaç erkek annesi, bunları telaffuz etmeyi düşündü merak ediyorum.) ( Tabi bu tip eylemlerin amacı zaten bu sistemi yaratmak, benim lafım bu derinlikte düşünmeyenlere.)
3- Bu tip etiketlerin, bazı kişilerce sadece kendi popülerliğini artırmak için kullanması.
Yaratılan bu tip protest eylemlerin, samimiyetini koruyorsa etkili olduğunu düşünüyorum. Aksi taktirde ulaşılmak istenen amaca sadece ve sadece zarar veriyor.

Siz ne dersiniz?

More from Arzu Endam

Kitabın Gerçekliği

Kitap okumak aktif bir eylemdir. Kitap, makale ya da hikaye okurken okuduklarımızı...
Devamı…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.