Yunan Adaları Gemi Turu

Kültürlerimizin kolayca kaynaştığı ama bir o kadar da farklılık içerdiği komşumuza ziyaretin en güzel hali Yunan Adaları turu olsa gerek.

Hep bir gemi seyahati düşlemişimdir. Benim yaşlara yakın olanlar hatırlayacaktır. Çocukluğumuzda aşk gemisi adında bir dizi vardı. Bu diziyi seyrederken bir gün açık denizlere böyle bir gemi ile seyahat yapmayı hayal ederdim.

ozbeozcom-yunan-adalari

O zamanlar lüks olarak algılanan ve ulaşılması zor bir hayal olan bu gezileri gerçekleştirmek artık çok kolay. En az 6 ay süreli bir pasaportunuz varsa vize ile uğraşmanıza bile gerek kalmadan bu seyahati yapabilirsiniz. Tüm organizasyonu yapan birçok tur organizasyonu var. Ben size çeşme çıkışlı olan bir Yunan Adaları turundan güzel anılar paylaşacağım.

Gemi Yolculuğuna Dair Merak Edilenler

Yunan Adaları turları genelde 3 adayı kapsıyor ve 4 gece olarak planlanıyor. Bizimki Rodos, Mikonos ve Santorini’yi kapsayan bir turdu. Geminin kalkış günü belirtilen saatte limanda bulunduk. Organizasyonun işleyişi oldukça güzeldi. Kalabalığa rağmen hızlı bir şekilde gemiye geçiş yapıp kamaramıza yerleştik. Gemiye binerken pasaportlar alınıp, kamara numaralarını içeren belgeler veriliyor. Gezi süresince bu belgeler kimlik yerine geçiyor. Gezi sonunda bunları verip pasaportlarınızı geri alıyorsunuz.

ozbeozcom-yunan-adalari-2

Dönelim gemiye… Özelliklerine göre farklı fiyatlı ve her bütçeye göre uygun bir tane kamara bulmanız mümkün hiç merak etmeyin. Zaten birazdan bahis edeceğim gemide o kadar çok şov, eğlence, organizasyon var ki kamaraya ancak yatmak için dönüyorsunuz. Oldukça yorgun olduğunuz için de hemen denizin beşik gibi dalgalarında mışıl mışıl uykuya dalıyorsunuz. Evet, kamaraya yerleştik, sonra hadi bakalım acil durum eğitimi ve gemi hakkında bilgi almak için toplanma salonuna. Burada tüm yolculara güvenlikten sorumlu ekip hem gemiyi tanıtıyor hem de acil durum eğitimi veriyor. Gemi oldukça rahat ve büyük. Rüzgarın uygun olduğu zamanlar güvertede güneşlenmek ve burada bulunan cafelerden bir şeyler yemek ve içmek mümkün. Geminin içindeki muhtelif salonlarda seyir esnasında çeşitli etkinlikler ve şovlar düzenleniyor. Kahvaltı ve yemekler çok büyük bir salonda açık büfe olarak servis ediliyor. Büfeler salonun muhtelif yerlerine kurulmuş, o nedenle çok sayıda kişi olmasına rağmen kuyruğa girmeden, çok beklemeden istediğiniz yemekleri alıp yiyebiliyorsunuz.

ozbeozcom-yunan-adalari-3

Rodos, Mikonos ve Santorini

Gemi ve gemideki yaşantı için bu kadar bilgi yeter artık adalara gelelim. Sistem geminin gece seyir halinde olması gündüz adalarda zaman geçirilmesi üzerine kurulmuş, bunun tek istisnası Mikonos. Sırası gelince anlatacağım. Çeşmeden demir aldık ve eğlenceli bir gecenin sabahında ilk durağımız Rodos adası oldu. Sabah saat 06.00 civarında gemi Rodos limanına girerken Rodos kalesi sizi bütün ihtişamı ile selamlıyor. Rodos kalesini tapınak şövalyelerinin şehri koruyabilmesi için inşa etmişler. On iki  adalar olarak bilinen ada grubunun en büyük adası olan Rodos, uzun süre Osmanlı hâkimiyetinde kalmış ve bu  hâkimiyet adanın her yerine damgasını vurmuş. Murat Reis Camii ve türbesi, Sultan Süleyman Camii ve yanında yer alan Hafız Ahmet Ağa kütüphanesi bunlardan sadece birkaçı.

Kelebekler Vadisi ve Unesco Dünya Mirası

Gemiden indikten sonra ya Kelebekler Vadisi’ne düzenlenen turu satın alabilirsiniz ya da  merkezde kalıp hem her köşede ayrı bir kültürün izine rastladığınız  sokakları ve kalenin içindeki ortaçağdan kalma Unesco Dünya Mirası listesindeki mahalleyi gezip hem de şehir içindeki plajlardan denize girebilirsiniz. Bireysel olarak araç kiralayarak veya otobüsle adanın  50 km güneyinde  yer alan birbirinden güzel plajları ve Lindos adlı Rum köyünü de  ziyaret edebilirsiniz.

Size biraz Lindos’tan bahis etmek istiyorum. Mitolojiye göre Danaides’in 50 kızı kenti kurmuş ve Athena tapınağı ile taçlandırmışlar. Zamanın durduğu bembeyaz daracık sokaklarda dolaşıp tarihle kucaklaştıktan sonra kendinizi serin sulara bırakmak üzere ünlü Lindos plajına inebilirsiniz. Plaja araba yolu yok. Patika yoldan yürüyebilir veya eşeklere binerek daha az yorularak inebilirsiniz.

Rodos’a temmuz ortası eylül sonu arasında gittiyseniz mutlaka görmeniz gereken yerlerden biri de Kelebekler Vadisi. Rüya gibi bir atmosfer içinde kelebekleri ya ağaç kütüklerinin gölge taraflarında uyurken ya da uyanıklarsa kanatlarındaki bin bir çeşit renk ile oluşturdukları bulut içinde görebilirsiniz.

ozbeozcom-yunan-adalari-4

Adada Yunan mutfağının en güzel ürünlerini sergileyen birçok restoran ve cafe var. Özellikle deniz ürünleri çok güzel ve fiyatları da çok uygun. Evet artık demir alma zamanı geldi bu limandan, gemimize dönüyor ve ertesi sabah yoğun geçecek Mikonos durağı için hemen hazırlanmaya başlıyoruz.

Yunan Adaları turumuzun ikinci durağı Mikonos:

Mikonos’un  anlamı kaya kütlesi olarak geçiyor. Yunan Mitolojisine göre, Herkül’ün öldürdüğü
devler bu adada bulunan mikonosların altında gömülü. Ada dar sokakları ve bembeyaz evleri ile çok sıcak bir şekilde bize hoşgeldin diyor. Korsan baskınlarından ve rüzgardan korunmak için  daracık ve labirent gibi inşa edilmiş olan  sokaklarda kaybolmak ve yorulup gene bembeyaz boyalı, mavi sandalyeli cafelerde oturup bir şeyler içmek çok keyifli oluyor. Mikonos deyince akla ilk plaj partileri ve gece  eğlenceleri geliyor. Gemide satılan plaj turlarını alabilir ya da limana yakın yerdeki otobüslere binip istediğini plaja gidebilirsiniz. Plajlarda saat 16-17 ye kadar güneş, deniz ve kumun tadını doyasıya çıkardıktan sonra Mikonos ile özdeşleşmiş partiler başlıyor.

ozbeozcom-yunan-adalari-1

Güzel müzikler eşliğinde danslar edip eğlencenin doruğuna çıkıyorsunuz. Mikonos bu turda geminin gece konakladığı tek uğrak noktası. Adanın ünlü  gece yaşamının da tadının çıkartılması hedeflenmiş. Şehir merkezinde dar ve labirent gibi sokaklar arasında pek çok güzel bar ve taverna yer almaktadır. Buralarda eğlence sabahın ilk saatlerine kadar sürmektedir. Çoğu kişi bu eğlencelere kendini kaptırmasından dolayı sabah 4.30 civarı bir sonraki uğrak noktası için hareket edecek gemiye son anda yetişebilmektedir. Güneş, deniz ve eğlencenin güzel bir buluşması olan Mikonos’tan sabaha karşı ayrılıyoruz. Yeni rotamız Santorini…

Ve geldik turumuzun üçüncü ve son durağına:

Santorini adası  Yunanistan’ın en güzel adalarından biridir. Volkanik bir yapıya sahip olduğu için tarih boyunca depremler ve volkanik patlamalar yaşamış. Adanın yapısı bu patlamalar ile şekillenmiş ve yüksek tepelerin üzerine kurulmuş pek çok güzel köy oluşmuştur. Gemi adaya yaklaşırken adanın manzarası adeta külahta kaymaklı dondurma gibi tepesi tamamen beyaz evler ile dolu. Limanı çok küçük olduğundan gemi karaya yakın bir yere demir atıyor, buradan limana botlarla ulaşılıyor. Limandan  adanın merkezi olan Fira’ya eşekler veya teleferik ile çıkılıyor.

ozbeozcom-yunan-adalari-5

Fira’da hediyelik eşya satan dükkânlar, mavi kapı ve pencereli bembeyaz çatısız evler, mavi kubbeli kilise, birçok cafe ve restoran bulunuyor. Santorini şaraplarıyla da çok ünlü. Adaya geldiğinizde mutlaka şarap tadımı yapmalısınız. Adaya geldiğinizde mutlaka görmeniz gereken yerlerin başında Oaia geliyor. Gemide de bu köy ile ilgili turlar satılıyor. Santoriyi  Santorini yapan hemen her fotoğrafta gördüğümüz mavi kubbeli kiliseler burada. Bu şirin köyde kendinizi film platosunda zannedecek, aşağıdaki Caldera koyunun manzarasına doyamayacaksınız. Aynı zamanda Santorini yeryüzünde güneşin en romantik battığı yerlerden biri. İnsanlar akşam saati 19-20 gibi işlerini güçlerini bırakıp özel olarak güneş batışını izlemeye gidiyorlar. Adada güneşin batışınınn en güzel izlendiği yerlerden biri de Oia bölgesi. Güneşin kızıllıkları egenin mavisi ile karışırken oluşan renk cümbüşünü elinizde bir kadeh Santorini şarabı ile izlemek gerçekten muhteşem.

ozbeozcom-yunan-adalari-12

Keyifli Bir Tatil Biterken

Evet, çok güzel yerler gördüğümüz, harika deniz mahsulleri yediğimiz, egenin güzelim denizi ve kumu ile buluştuğumuz kısa ama doyumsuz turumuzun sonuna geldik. Gemi akşamüstü Santorini’den kalkıyor. Gene teleferiğe binerek sizi gemiye ulaştıracak botların kalktığı yere ulaşıyorsunuz. Adayı terk ederken güverteden denizin mavisi ve kayalıkların üstündeki bembeyaz evleri arada görünen mavi kubbeli kiliseleri güverteden seyredip aklınıza kazıyabilirsiniz. Sabah Çeşme limanına dönülüyor. Gemiyi terk etmeden önce girişte verdikleri belgeyi iade ediyor, pasaportunuzu alıyorsunuz. Yorgun ama yeni yerler görüp keşfetmekten ötürü de mutlu bir şekilde evin yolu tutuluyor.

ozbeozcom-yunan-adalari-11

More from Aslı Göksan

Yunan Adaları Gemi Turu

Kültürlerimizin kolayca kaynaştığı ama bir o kadar da farklılık içerdiği komşumuza ziyaretin...
Devamı…

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir