Yaratıcılık İnsan Doğasında Nerede Gizli?

40’lı Yaşlarda Hadi Yarat Bakalım!

Yaratıcı ol, potansiyelini ortaya çıkar; üret, yarat diyen sesler etrafımızda yükseldikçe bizlerde ne yapacağımızı şaşırdık. Biz kim miyiz? Senelerce ezber düzende okuyan, eğitilen, ne olacağını seçemeden sınava giren, aldığı puanlarla mesleği belirlenen, belki de (belki de değil çoğunlukla) hayallerini, çılgınlıklarını terk etmek zorunda kalan şimdilerde yetişkin olmuş 40’larını yaşayan bizleriz.

Bir potansiyel ile doğuyoruz, çok geçmeden duvarlar ile örülüyoruz. Bu duvarların dışında kalmayı başarır isek veya içerdeyken düşüncelerimizi dışarıda tutabilir isek; o içimizdeki çocuk hala bizimle ise bir umut var demektir.

Yaratıcılık kavramında tüm davranış bilimciler için kabul edilmiş bir tanım bulmak imkânsız.

Benim en hoşuma giden iki yaratıcılık tanımı şöyle:

1) Yaratıcılık, esneklik; çok yönlü düşünme, çevreye ve insanlara karşı duyarlılık karşılaşılan yeni durumlara karşı uyanık ve ilgili olma, akıcılık; rahat çabuk ve bağımsızca düşünebilme ve hareket edebilme, orjinallik; farklı ve değişik sonuçlara varabilme gibi özellikleri içermektedir (Mangir ve Çagatay- Aral; 1991) 

2)Yaratıcılık bilinenlerden yeni bir şeyler ortaya çıkarma, yeni özgün bir senteze varma birtakım sorunlara yeni çözüm yolları bulma, yeni fikir ve ürünler ortaya koyma şeklinde tanımlanabilir. Yaratıcı bir kişide merak, sabır, buluşlar yapma yeteneği ile orijinal düşünme, deney ve araştırmalar yapabilme ve sentezci yargılara varabilme yeteneği bulunmaktadır. Yaratıcı kişilerin davranış ve tutumlarında oldukça bağımsız davrandıkları ileri sürülmektedir (Zimbardo; 1979, San; 1985, Gregory;1987, Berger; 1988). Biraz daha esnek, biraz daha düşünsel yanları da kapsayan tanımlar.

Oyun hamurundan yaptığın şekil veya topraktan yaptığın çömlek; amatörce yazdığın köşe yazısı veya basıma verdiğin kitap; yaptığın bir maket veya ortaya çıkardığın bir bina, hatta hediye seçiminde kişiye özgün tasarladığın fikirler hepsi yaratıcılığa hizmet eder, çünkü hepsini Sen yaratırsın; yeter ki ne yaratacağını bul!

Bizim yaşlarda yirmiyi aşan yıllara ulaşan iş hayatı süreci bazen öyle tekdüze gelmeye başlar ki, hadi yaratalım deriz, yeni bir şey olsun deriz, o yaratmanın heyecanını, hazzını isteriz. Yetişkin bir birey için en zor kısım da budur; konfor alanından çıkıp, ne yaratacağını bulmak. Çünkü ya başarısız olursak korkusu yerleşmiştir içimize. Sanırız ki,  yarattığımız şey çevreden hemen takdir alacak, ilk seferde çok beğenilecek ve de biz de böylece zekâmızı, becerimizi ispatlayacağız. Yok, işte öyle olmayacak! Önce bolca saçmalayacağız, bolca eğri, büğrü, ağır aksak, komik hallerimize tanık olacağız; inadımız tutar da üzerinde kafa yorar ve de pes etmeden çalışır, çabalar isek yaratıcılığımız zincirlerini kırıp özgürlüğüne kavuşacaktır.

Hadi Yaratalım o zaman, ama nasıl?

  • Fikirlerinizin zihninizde dolaşmasına izin verin, kendinizi yargılamayın.
  • Korkunuzu korkutun!! Size engel olmasına izin vermeyin.
  • Her düşündüğünüz bir anlam ifade etmek, kesinliği olmak zorunda değil. Belirsizlikle yaşayın biraz, her şeyin belirli olduğu durumlarda yaratıcı olmak zordur.
  • Fikirlerinizi anlatın, geri bildirim alın. Çevrenizin tepkisini gözlemleyin.
  • Deneyin, bir seferde bütün gemileri yakmak gerekmez. Yaratacağınız ne ise çapını belirlemek sizin elinizde. Başarısız mı oldunuz? Bir daha deneyin, bir dahakinde yaratıcılığınızı katmaya başlamışsınızdır zaten.
  • Çapı ne olursa olsun kolaya kaçmayın, kendinize engeller koyun, ulaşılması zor hedefler koyun.  Baskı stresi yaratır, stres yaratıcılığı. Stres kötü bir şey değildir. Dozuna göre bünyelere gereklidir.
  • Geçmişi ve geleceği bir kenara bırakın, şu ana odaklanın. Etrafınızı gözlemleyin ve farkındalığınızı geliştirin; merak edin, soru sorun.
  • Araştırın, teknolojiyi kullanın. Aklınızdan geçen fikir, iş her neyse benzerini yapanların en başarılılarını, ama sadece en başarılılarını değil en farklı yapanlarını da inceleyin.


Evet, şimdi, hemen bugün yaratıcılığınızı harekete geçirin. Yoksa biraz daha yaş alıp kalıplarımızdan çıkamaz isek o yaratıcılığın ihtiyacı olan heyecan, tutku uçar gider.

Ne demişler?   “Use it or Lose it!”

Sevgiyle çevrili ve sağlıklı kalın…

More from Bilge Güre

Yaratıcılık İnsan Doğasında Nerede Gizli?

40’lı Yaşlarda Hadi Yarat Bakalım! Yaratıcı ol, potansiyelini ortaya çıkar; üret, yarat...
Devamı…

1 Yorum

  • Sevgili Bilge,

    Yazını (geç de olsa) keyifle okudum. Kalemine sağlık. Zaten iyi olduğunu bilirdim. İzninle de paylaşmak isterim. Güzel yaratıcı yazılarını devamlı okumak dileğiyle

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir