New York: Ritmin Sesi

New York, görsel kültür tarihinin fetiş şehri 24 saat nabız gibi atan, metro ızgaralarından soluk alıp veren, masallar ve sınırsızlığın şehrinde editörümüz Aslı Göksan ile New York macerasına ortak oluyoruz.

Ritmin Sesi: New York

Dünya üzerindeki favori şehrim New York’tan bahsetmek benim için hem zor hem de bir o kadar heyecan verici. Tekdüze yaşantının zıttı olan bu eklektik dünya bize hayata bakmak için bambaşka bir kapı açıyor sanki. Hem güzel hem çirkin, hem fakir hem zengin, hem temiz hem pis, hem siyah hem beyaz gibi…

Bu uç noktaların içinde zamanın akışına kapılıp gidiyorum ve her gidişimde nasıl geçiyor vakit anlamıyorum. Kalp atışlarım hızlanıyor.

Gelelim New York’ta ne yenir ne içilir, ne zaman gidilir, nerede kalınır ve nereden alışveriş yapılır sorularının cevaplarına…

Ama öncelikle New York’a ilk defa gidiyorsanız yapmanız gereken bazı turistik aktivitelerden bahsetmek istiyorum. Bunlardan bazıları;

Panoramik şehir manzarası için ny-onair, yani helikopter turu. Tüm şehri yarım saatlik bir helikopter turu ile tepeden görebilirsiniz. Bunun için internetten ulaşabileceğiniz birçok tur şirketi var.
Bir diğer durak ise; Times meydanı. Kalabalık, renkli ışıklar ve görkemli reklam panoları ile filmlerdeki sahneyi bizzat yaşayabilirsiniz.


ts


Rockefeller binasının en üst tepesi olan Top of the Rock ya da Empire State’ın çatısı da bir diğer turistik aktivite.

9/11 Memorial bölgesine gidip 2001 yılında meydana gelen bu acı olayı merkezinde anabilirsiniz.

New York ‘a ne zaman gidilir?

New York için bir zaman dilimi belirlemek doğru olmaz. Her mevsimin tadı ayrı güzel çıkar New York’ta. Ama bana sorarsanız, -belki de o zamanlarda gittiğim için- en güzel mevsim ilkbahar ve sonbahar ayları.

Sonbaharda giderseniz bütün şehrin sapsarı yapraklarla kaplandığına, Central Park’ın turuncu ve sarı renklerin arasında ne kadar da güzel göründüğüne şahit olabilirsiniz. Sonbahar bana kalırsa New York’ta bir bitiş değil, yeniden doğuşu ifade ediyor. Tüm büyük şehirlerde olduğu gibi burada da; tatilden dönenler, okulları açılanlar, üniversite için şehre dönenler yazın bir nebze olsun boş ve cansız New York sokaklarını hareketlendiriyor. Tüm şehir sanki fırtına öncesi bir sessizlikten çıkmışçasına canlanıyor.

Eğer tercihinizi ilkbahar aylarından yana kullanırsanız, sanırım bir masal şehrinden farksız bir New York ile karşılaşacaksınız. Bu seferde tüm şehir kiraz çiçekleri ile kaplanıyor, gökyüzü pırıl pırıl ve genelde güneşli, sokaklar mis gibi kokuyor.

Nerede kalınır?

New York’ta her bütçeye göre otel bulmak söz konusu. Ama tabi New York’un dünyanın en pahalı şehirlerinden biri olduğunu da belirtmem gerekir. Bir haftadan fazla bir süre kalacaksanız, www.airbnb.com sitesinden ev kiralama seçeneklerine bakmanızı tavsiye ederim. Bütün dünyada oldukça yaygın bir şekilde kullanılan bu sistem oldukça da güvenilir.

Nerede yenir, içilir?

İşte bu sorunun cevabı oldukça uzun. Her damak tadına ve zevke uygun opsiyonun sınırsız olduğu New York’ta her ay yeni cafeler, restoranlar ve barlar açıldığından uzun yıllardır orada yaşayanlar ve her gün dışarıda yemek yiyenler bile daha restoranların yarısında bile yememiştir.

Fig&Olive, Blue Water Grill, Quarter ya da Lowereast Side’da bulunan Freemans’ta brunch yapabilirsiniz.

Dövme yaptırmak isteyenler için tavsiye edeceğim şehrin en iyi dövmecisi Bang Bang’ de hemen Freemans’in yakınında olduğu için, sıranızı beklerken burada keyifli kokteyllerinden içip, bir şeyler atıştırabilirsiniz.

Soho’da alışveriş yaptıktan sonra yorgunluğunuzu envai çeşit çay bulunan Sanctury tea’de atabilirsiniz.

Gene Soho’da bulunan Ruby’s trüf mantarlı, sarımsaklı mayonezleri ve muhteşem burgerları ile dünyadaki en iyi hamburgerci olduğunu söyleyebilirim.

soho-cobblestones-1-lg

Jack Wife’s Freda’da Sohodayken yemek yiyebileceğiniz oldukça sempatik ve lezzetli bir yer.

Değişik mutfaklar denemekten hoşlanıyorsanız, koreatown ya da chinatown’da keşfe çıkabilirsiniz.

İyi bir steak yemek için ise; Benjamin steakhouse, Wolfgang steakhouse ve Brooklyn’de bulunan Peter Luger en iyi seçenekler. Ama tabii gitmeden en az bir gün önce arayıp rezervasyon yaptırmayı sakın unutmayın.

Estiatorio Milos Midtown bölgesinde bulunan bir yunan restoranı ve de bir klasik. Güzel bir balık yemek için iyi bir seçenek.

East village tarafında iseniz ve canınız japon mutfağı istiyorsa; Sake bar Decibel, salaş ve görülmesi gereken bir japon restoranı. Bir diğeri ise; müthiş kokteylleri ile Angel’s share.

Bana kalırsa Nobu’da japon mutfağına klasik ama her zaman iyi bir seçenek.

Akşamları bir şeyler içmek için Rosemarry ya da Rosebar güzel alternatifler. Rosebar öncesi gidilebilecek olan Maialino iyi bir İtalyan restoranı.

Akşam yemeği için popüler yerlerden biri olan Acme benim favorilerim arasında. Sonradan bara dönüşen bu karanlık ve gürültülü yer tam bir New York!

Pastis ve Balthazar birer klasik.

Mr. Chow klasik ve meşhur bir çin restoranı, ördek yemeden dönmeyin.

Carbone beyaz masa örtülü masaları ile finedining için birebir.

Bowery Hotelde akşam yemeği üzeri Experimental coctail bar iyi bir kombinasyon.

Prince ile Elizabeth street’in kesiştiği noktada bulunan Cafe Habana mutlaka uğranması gereken bir Meksika-Küba restoranı. Öğle yemeği için uygun olan bu sevimli yerde, kendinizi Küba’dan daha çok Küba’da hissetmeniz mümkün. Özellikle Meksika usulü mayonezli parmesanlı mısırından yemeden dönmeyin derim.

Gece klüp olarak Electric room, Pravda, Boom Boom Room, Le Bain popüler yerler arasında. Happy hour için ise önerilerim Lavo ve Harlow. Bathtub gin ise güzel müzik çalan, mekanın tam ortasında bulunan küvetten adını alan keyifli bir bar.

Beauty and Essex, Lowereast side bölgesinde ilk bakışta müzik aletleri satan ufak bir dükkan gibi görünürken, kapı açıldığı anda sizi sonrasında bara dönüşen üç katlı muhteşem bir restoran karşılıyor.

Ve yeni açıldığı için son zamanların en gözde cafe-restoranlarından biri olan The Polo Bar, Ralph Lauren ailesinin Chicago ve Paris’ten sonraki üçüncü restoranı. Tatlıları güzel.

Diğer tatlı seçenekleri ise; birer klasik olan Maison Kayser, Cheesecake factory ve benim favorim olan Chelsea Market’in içinde bulunan Eleni’s Cookies.

IMG_6931
Buvette; New York’a gelip de mutlaka gidilmesi gereken oldukça keyifli bir Fransız restoranı. Benim favori bölgelerimden biri olan West village’da bulunuyor ve menüsünü klasik bir Fransız restoranından farklı yorumlaması en güzel tarafı. Tavşan yahnisi ve stake tartare denenmeli.

Bir diğer West village önerim ise; Employees Only. Yemekleri oldukça lezzetli olan mekan, ilerleyen saatlerde keyifli bir bar halini alıyor. Giriş zor, rezervasyon şart.

Hazır West village’tayken Smalls Jazz Club’tan bahsetmeden geçemeyeceğim. Güzel müzik, güzel ortam. Buraya alternatif olarak da The Carlyle bir diğer alternatif. Pazartesi günleri Woody Allen’la karşılaşmak ve dinlemek için bile gitmeye değer.

Gene West Village’da olan ve geçen sene ‘best first date place’ seçilen Aria Wine bar keyifli bir diğer İtalyan restoranı. Küçük ve gürültülü klasik bir New York restoranı ve ortam oldukça sıcak.
Bilboquet; uppereast side’ta lezzetli bir Fransız restoranı. Cumartesi günleri happy hour var.

Brooklyn’deyseniz ya da gitmişken orayıda görmek isterseniz Peter Luger dışında önerebileceğim; Wyhatt Otel’de keyif üzeri Edi and the Wolf’ta yemek iyi bir kombinasyon.

Restoran ve barların menülerine, puanlarına ve yorumlarına göz atmak için;
www.yelp.com / www.zagat.com

Nasıl giyinilir, nereden alışveriş yapılır?

New York tam bir moda ve alışveriş cenneti. New York’ta istediğiniz şey istediğiniz mevsim ve zamanda istediğiniz yere giyin, asla fazla kalmazsınız. Bir o kadar da rahatına düşkün cool New Yorkerlar, Nike Air’larıyla tüm günü geçirebilirler. Zaten herkesin spor yaptığını ve koştuğunu görünce ne demek istediğimi anlayacaksınız. Yalnız akşam çıkarken çoğu barın spor ayakkabı ya da beyaz ayakkabı ile içeri almadığı gerçeğini de göz önünde bulundurmak lazım.

Ünlü tasarımcı mağazalarından alışveriş yapmak ya da sadece vitrinlerine bakmak istiyorsanız özellikle christmas zamanı muhteşem bir sanat eserine dönen mağaza vitrinlerine Uppereast Side bölgesinde dolaşarak ulaşabilirsiniz. Favori caddeler; Madison ve 5th avenue.

Department store’lardan ise bazıları; en pahallı ve seçkin olanı Bergdorf Goodman, daha sonra ise; Barnys NY, Saks 5th Avenue, Bloomingdales, Macys, Wallmart ve Target olarak sıralayabiliriz.

Meşhur Outlet Woodbury ise New York’a gelip, görmeden dönmemeniz bir alışveriş durağı. New Jersey üzerinden gidilen outlet için otobüs seçeneğini kullanabilir ya da araba kiralayabilirsiniz. Tüm mağazaların %70 ve %80’e varan indirimlerini kaçırmak istemiyorsanız, yılbaşı zamanından öncesi yine en iyi dönem.

woodbury
Bunu dışında benim favori alışveriş bölgem olan Soho tam bir fashion district! Muhteşem tasarımlara, vintage mağazalara rastlayabileceğiniz Soho’da bir gün boyunca tüm sokaklarında kaybolarak keşfe çıkmanızı tavsiye ederim.

New York hakkında nokta atışlar:

Rag&Bone ve Urban Outfitters benim gözdelerim. En iyi jeanler için; 7for allmankind, Jbrand ve Frame Denim her zaman iyidir. Diğer favorileri markalarım arasında olan Citizen of Humanity ve Theory’de oldukça güzel. Ucuz kaçışlar için Forever21, Michael Kors ve Bebe’ye uğramalısınız. Madison Aveune’de bulunan Lilly Pulitzer; renkli tasarımları, canlı ve eğlenceli desenleri ile keyifli bir marka. Favori department store’um ise gözalıcı mücevherleri ve muhteşem ayakkabı reyonu ile tabi ki; Bergdorf Goodman.

Özellikle rush hour’da taksi bulmanın neredeyse imkansız hale geldiği New York’ta benim ulaşım için tavsiyem; uber. Artık İstanbulda’da yaygınlaşan bütün kozmopolit şehirlerde tercih edilen oldukça konforlu ve güvenilir bir sistem. Uygulamasını indirip kolayca kullanabilirsiniz.

Enerjisine hayran kalacağınız ritmin şehri New York’ta herkese iyi eğlenceler.

Bon Voyage!
Aslı Göksan

More from Aslı Göksan

New York: Ritmin Sesi

New York, görsel kültür tarihinin fetiş şehri 24 saat nabız gibi atan,...
Devamı…

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir