Cadaloz’un Günlüğü: Modern Zamanların Issız Değil Kayıp Adamları

Hayat değiştikçe insanlar ve aşklar da değişiyor. Modern zamanların aşklarında kendine yer bulan ıssız adamlar ve kayıp adamlar her kadının aşk güncesinde az da olsa yer buluyor.

Buraya kadar harika ama gerisi hiç de öyle olmadı sevgili arkadaşım…

Gerisi öyle olmadı derken hemen değil tabii, durun arasını anlatayım. Uzun bir süre lisede en beğendiğin çocuk yanından geçerken ne hissettiysem onu hissettim asansörsüz apartmanımda O’nun dairesinin önünden geçerken. Bu harikaydı çünkü o masum heyecanları yaşamayalı çok olmuştu. Yeni taşınan ‘yakışıklı’ ile beraber aynı zamanda komşuluk ilişkilerimiz de alevlenmiş oldu. Sanki 3. kat asık suratlı bigudi hanım benim ‘yakışıklı’yı beğendiğimi anlamış, arada karşılaşmalarımız da umursamaz görünmeye çalışır bir şirinlikte bana yakışıklı’yı hatta beni sorar olmuştu.

Yakışıklı ile karşılaşmalarımız da kalp atışlarım hızlanıyor, artık aramızda bir elektrik olduğuna kesin inanıyordum. Alışverişten döndüğü ve aldığı tavşanıma havuç verdiği bir gün artık yerleştik bir akşam bana yemeğe gelin isterseniz demişti. O an sanki sevinçten havalara zıplayacaktım. Bigudi hanım ve evli çocuklar gelir miydi bilemiyordum ama ben hemen yatağımın üzerini değişik elbise ve bluz seçenekleri ile doldurmuştum bile. O an gelmiş çatmıştı ve ben tüm o harika elbise, etek ve şahane bluzlarım arasından üzerimde çok seksi duran sade (basic) bir siyah t-şört ve yırtık kot pantolonumu giymeye karar verdim.

Genç çift, bayan bigudi hanım ve ben 40 yıllık altın günü arkadaşlarıymışız gibi yeni yerleşen yakışıklının evinde bulduk birden kendimizi. Muhteşem hoparlörleri eve girer girmez ilk görünen şeylerdi ve Norah Jones’un karışık albümü çalıyordu.  Kocaman bir tencere deniz mahsullü makarna ve koca bir kâse kuşkonmazlı avokadolu nefis bir salata yapmış yakışıklı. Tabakları yığmış ve herkes istediği kadar alsın diyerek bize içecek bir şeyler ikram etti. O akşam oldukça tatlı, samimi güzel bir tanışma oldu hepimiz için. Yediklerim, içtiklerim, müzik ve benimle aynı renkte dar siyah t-şört ve kot pantolon giymiş olan bu yakışıklıdan etkilenmeye devam ediyordum sevgili arkadaşım. Salonda dikkatimi çeken bir diğer şey de çok tatlı küçük bir kız çocuğu resmi oldu. Sorduk, boşanmış olan yakışıklının 10 yaşındaki kızıymış.

Buraya kadar ne mi var, hiçbir şey elbette, daha anlatmaya başlamadım…

Yazar
More from Cadaloz

Cadaloz’un Günlüğü: Aşk Diyorum… Kime Diyorum?

Aşk bazen ummadığımız anda geliyor ya bazen de hiç umduğumuz gibi çıkmıyor....
Devamı…

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir