Modası Geçmiş ya da Vintage

Modası geçmiş ile vintage arasında oldukça ince bir çizgi var. Tıpkı Retro ile vintage arasında olan çizgi gibi ince ve kafa karıştırıcı.

Günümüzde moda dünyası ve akımları pek çok kavram karmaşası ile insanların aklında bir sürü soru işareti oluşmasına sebep oluyor.  Tanımları netleştirerek vintage olarak insanlara dayatılan ürünlerin aslında vintage olmadığını görmek daha kolaylaşıyor. Örneğin retro belirli bir dönemi ifade eder. 1960’lı yıllardan 1970’li yıllara kadar geçen süreye ait olan ürünler retro olarak adlandırılır. Retro ürünlerin hepsi vintage kategorisine girebilirken vintage ürünlerin tamamı retro değildir. Çünkü vintage tanımı geçmişin modası olarak yapılmaktadır. Modası geçmiş ile geçmişin modası arasında da oldukça ince bir çizgi olması bu kadar kavram karmaşasının arasında normal karşılanmalıdır.

Modası Geçmiş ya da Vintage

Vintage’in Bilinmeyenleri

Popüler, göz alıcı ve baştan çıkarıcı bir moda terimidir vintage bu yüzden dolayı da çok fazla taklidi yapılmaktadır. Eski görünüme sahip olan tüm parçaların bu isim adı altında çok ilginç rakamlara pazarlanabiliyor olması moda dünyasında bu tanımla ilgili sorunlar olduğunun göstergesidir. Bir parçanın vintage kategorisinde yer alabilmesi için belirli bir döneme ait olması gerekir. Aynı zamanda ait olduğu dönemin ruhuna sahip olan mümkünse ikonik ve oldukça kaliteli parçalar bu tanımın hakkını vermektedir. Her markanın her ürünü sadece eski olduğu için aranan parçalar arasında yer alamaz. Bu sadece kişilerin ve moda üzerinden çıkar sağlamak isteyen kişilerin yarattığı yanılsamalar ile mümkün olur. 1930’lu yıllardan kalan özgün bir parça ya da 1990’lı yıllardan kalan ikonik bir tasarım vintage kategorisinde değerlendirilebilir. Ürünün gerçekten döneminin trendlerine ve modasına uygun olması ve malzeme kalitesinin yüksek olması gerekir.

Modası Geçmiş ya da Vintage

Giyim Tarzında Değişiklik İçin Modası Geçmiş Parçalara Kanmayın

Geçmişten günümüze gelmeyi başaran bu esnada herhangi bir hasara uğramadan gelen parçaların 19. yüzyıldan beri kombinlerde yer verilmesi ile bambaşka bir tarz ortaya çıkmıştır. Vintage tarzı kısa sürede özellikle ünlü simaların, şarkıcıların, film yıldızlarının ve mankenlerin gözdesi oldu. Hızlı yükselişin en önemli sebepleri arasında tamamen özgün olması yatmaktadır. Ünlü stillerini takip eden moda tutkunları da bu akımı kolay bir şekilde benimsedi ve sandıklar daha sık karıştırılmaya başlandı. Modanın ne olduğundan bağımsız bir şekilde bu akımı benimseyen kişiler zahmetle topladıkları parçaları çarpıcı kombinler ile kullanarak kendilerine özgü bir tarz yakalarken aynı zamanda sahip oldukları parçaların %100 özgün olmasının keyfini yaşayabilirler.

Parçaları Kombinlemenin Zorluğu

Birbirinden güzel parçalarla modası geçmiş gibi gözükmeyi kimse istemez. Dönem dönem günümüz modasında da geçmişe duyulan özlemi ifade eden parçalara ya da detaylara yer verildiğini rahatlıkla görebiliyoruz. Bir dönemin en çok tercih edilen detayları arasında yer alan danteller, gipürler, kurdele ve drapeler Viktorya zamanlarını çağrıştırsada günümüzde beyaz gömlekler ve yüksek bel jeanler ile rahatlıkla kombinlenebilir. Yine geçmişe damgasını buran deri ve süet eteklerin ve maskülen ayakkabıların Viktorya dönemini yansıtan romantik parçalar ile birlikte kullanılması da hem günümüz modasına uygun hem de eskiye atıfta bulunan bir tarz yaratıyor. Ofis kombinlerinde her dönemin vazgeçilmez parçası olan beyaz gömleklerin vintage tarzını ise fularlı gömlekler ile yakalamak mümkün. Bu gömlekleri  sigaret pantolonlar ve bavul çantalarla tamamlayabilir ya da skinny pantolonlar ile daha spor bir görünüm elde edebilirsiniz. Sade ve şık görünümü bir arada sunan gömlek kombinleri en çok kullanılan geçmiş dönem parçaları arasında yer alır.

More from Sinem Özusta

Mezuniyete Hazırlanırken: Mezuniyet Elbiseleri

'Hayat kutsanmaya ve kutlamalar yapmaya değerdir.' Liseyi bitiren bir genç kızın kozasından...
Devamı…

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir