Fernando Botero

Kendine özgü tarzı, çizimi, konuları ve onları anlatma biçimiyle merak uyandıran ölümsüz sanatçı Fernando Botero, çağdaş sanatın en dikkat çekici neşeli isimlerinin başında gelir.

Dünyanın birçok müzesinde tablolarına, heykellerine rastladığımda beni mutlu eden bir mizah duygusu vardır.

Fernando Botero ikinci kez İstanbul’da

Eğlenceli ve sempatik figürleriyle, nev-i şahsına münhasır üslubuyla, izleyiciyi kendine hayran bırakan, 85 yaşındaki Kolombiya’lı ünlü ressam ve heykeltıraş Fernando Botero, Pera Müzesindeki sergisinden sonra ikinci kez İstanbul’da… Ünlü sanatçı, 27 Nisan – 25 Haziran 2017 tarihleri arasında 25 adet eserden oluşan çok özel bir seçkiyle Anna Laudel Contemporary’de izleyiciyle buluşuyor.

Fernando Botero
Fernando Botero

 

Günlük Yaşamın Şiiri – Hayattan Sahneler sergisi, resim; bronz ve mermer heykeller; desen ve çizimler dahil olmak üzere üç bölümden oluşuyor. Botero’nun bu sergide özellikle gündelik hayata bakışı izleyiciye yansıyor. Bu bakımdan sergiye de ‘Yaşamın Şiiri – Hayattan Sahneler’ adı verilmiş. Bu sergi aynı zamanda hem siyasi varoluş hem yaşam koşullarını keskin bir zeka ve hicivli üslubuyla çok net aktaran 21. yüzyılın en önemli sanatçılarından Botero’nun sanat geçmişine de ışık tutuyor.

Aşırı sert ve belirgin bir hikayeden kaçınması figürlerini daha çok bireysel kişiler olarak tanımlamak istemediğini gösteriyor bizlere… Onun asıl ilgilendiği karakteristik toplumsal tiplemeler yaratmak ve bunun için genellikle boşluğun duygusuzluğun donuk ifadesini kullanmaktır….

Şişman ve Yuvarlak Hatlar

Sanat hayatında portrelere yönelen, abartılı boyutlarda, şişman insan ve hayvan resimleri ve heykelleri yapan sanatçı, şişman ve yuvarlak hatlar çizmesi ile ünlüdür ama Botero’ya yanlızca “şişman insan ressamı” demek haksızlık olur. Kolombiya doğumlu sanatçı, Latin Amerika kültürü kökeni ile Avrupa kültürünü birleştirerek resimlerine bambaşka karakteristik bir özellik katmıştır. Bu iki kültürden etkilenerek kişileri bizlere abartılı ve fantastik olarak yansıtmış, eserlerinde çalıştığı bu hacimli gövdeleriyle kendi mizahi dünyasına izleyiciyi de çağırmıştır.

Neden şişman insanlar çizdiği soulduğunda ise sanatçının verdiği yanıt; “Hayır, şişman insanların resmini yapmıyorum! Biçem açısından amacım boyutları genişletmek. Böylece daha fazla renk kullanımını mümkün kılacak şekilde alanı artırabiliyor ve dile getirmek istediğim biçim duygusallığını, zenginliğini ve dolgunluğunu daha iyi aktarabiliyorum.”

Aslı Önder Fernando Botero Sergisinde

Hem Canlı Hem Sade

Formu hacimlendirerek sanat tarihindeki form kavramına kafa tutan Botero’nun kendine has sanatı, 20. yüzyıl için ayrı bir önem taşır. Henüz hayattayken değeri bilinen ender sanatçılardan olmayı başarmış Kolombiya’lı ressam ve heykeltraş Fernando Botero’nun, sanatının en ayırt edici özelliklerinden biri de çok eğlenceli renkler kullanması ve anlatmak istediğini hiç dolandırmadan doğrudan anlatmasıdır.

Ayrıca gerçekçi dünyaları anlatırken gerçekdışılık duygusunu da izleyiciye aynı anda hissettirmesidir. Bir aynanın, bir gölge ya da köşebaşının yansımasını betimlerken, reel dünyaya özgü fizik kuralları kullanmak yerine kendi bakış açısını eserlerine yansıtır. Ayrıca canlı renkleri tablolarında kullanmasına rağmen sade resimler çizmeyi başarabilmiş bir sanatçıdır.

Kolombiya kültürünün toplumsal yapısını yansıttığı çalışmaları, mafya babaları ve sanatçının orta sınıfa has gözlemlerini izleyiciye mizahi bir dille sunar.

Sergide galerinin duvarlarına yerleştirilmiş Botero’nun sözleri, eserlerine ve kendisine daha yakınlaşmamıza imkan tanıyor.

“Bir elma ya da portakal çizdiğimde, insanların bu elma ya da portakalın bana özgü olduğunu ve onu benim çizdiğimi fark edeceklerini biliyorum; çünkü benim yapmaya çalıştığım şey, çizilen her ögeye, en yalın olanına bile, derin bir inançtan kaynaklanan bir kişilik verebilmektir.” diyor.

Aslı Göksan Fernando Botero sergisini gezerken
Aslı Önder Fernando Botero sergisini gezerken

Botero, 1944’ten bu yana resim yapıyor ve dünyanın yaşayan en önemli sanatçılarından biri olarak kabul ediliyor. Fransa’dan Güney Kore’ye kadar, pek çok ülkede sergiler açan sanatçı, birçok Batı ülkesinde yaşamış, ancak köklerinden hiçbir zaman kopmamış. İşte bundandır ki bizler de hep eserlerinde Kolombiya ve Latin Amerika etkisini gözlemlemekteyiz.

Botero eğer İstanbul’a kadar geldiyse, siz de onun bu çok özel çalışmalarından oluşan eserlerini görmeden uğurlamayın derim. Gününüze neşe, sanat gözlemlerinize farklı bir bakış açısı getireceğine emin olabilirsiniz.

Bu yazının etiketleri
, ,
More from Aslı Önder

Kapadokya Asuwari Suites

Bazı yerler kokusunu, dokusunu, sessizliğini bırakır üzerinize... Bir ömür boyu unutmayın onu...
Devamı…

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir