Canan Alimdar: Ninda

Canan Alimdar denilince tarih ve sanat akla geliyor.  Birçok uygarlığın beşiği olan, birbirinden zengin kültürleri binlerce yıldır besleyen Anadolu’dan, yüzyıllardır Anadolu kadınının dokuduğu kilimlerden esinlenerek “Eli Belinde” koleksiyonu hazırlamış olan Alimdar, şimdi de kadim Anadolu kültürlerinden Hititler ’den esinlenerek “Ninda” adlı bir koleksiyona imza atmış. Canan Alimdar ile İstanbul Adahan Otel’de Ninda Sergisinde buluştuk.

Canan Alimdar - Ninda

Sergide çocuklara ve yetişkinlere yönelik etkinlikler de gerçekleştiriyorsunuz. Bugün de ‘Hititlere Esrarengiz Yolculuk’ adlı etkinliğe katılacağız. Tarihi çocuklara ve yetişkinlere aktarmanın en güzel uygulamalı örneklerini sergiliyorsunuz. Bu tarih aşkı nereden geliyor?

Tarih yönünden oldukça zengin bir coğrafyada yaşadığımızı düşünürsek topraklarımızda kurulan nice medeniyetten alabileceğimiz çok ders var diye düşünüyorum. Hem tarihteki hataların tekrarlanmaması için sebep-sonuç ilişkisini, stratejileri iyi anlayıp görmek lazım.

Modern şehirli kadının sizce geçmişe ilgisi nedir? Şehirli kadınlardan nasıl tepkiler alıyorsunuz?

Modern kadın entelektüel olduğundan geçmiş, şimdi ve gelecek bağlantısını çok net görebiliyor. O yüzden de bu üçlemeyi hatırlatan takılara ilgi gösteriyor ve topraklarımızdaki medeniyetleri kimi zaman takılar sayesinde daha da derinlemesine öğreniyor.

Modern kadın bu tür mücevherler, takılar kullanmayı seviyor mu?

Modern kadın yeni arayışlar içinde. Tarihe meraklı ama farklı olmak da istiyor. O yüzden müzede gördüğü takıyı birebir takmak istemeyecektir diye düşündüğümden tarihten esinlenerek yarattım takılarımı… Her takının ya tarihi, ya da sembolik bir hikayesi var. Dolayısıyla taşıdığı sadece bir takı olmuyor, evrenin, tarihin bir parçası oluyor.

Canan Alimdar - Ninda Koleksiyonu

“Dişilik ve iyiliğin aynı sembolle (üçgen ile) anlatılmasından” yola çıkıyor, “kadınların birleşmesi ile ortaya çıkacak enerjinin dünyada ortaya çıkacak kötülükleri yok edeceğini” vurguluyorsunuz. Dişilik ve iyilik günümüzde neden önemli sizce?

Dünya gittikçe daha kaotik bir hal alıyor. Savaşlar, açlık, benmerkezciliğin getirdiği yalnızlık, para hırsı… Daha sayayım mı? Kadınlarsa fedakar eş, fedakar ana, fedakar sevgili rolünde sık sık. Yardım kuruluşlarında çalışanların yüzde kaçı kadın dersiniz? Çıkarın kadınları dünyadan… Ne iyilik kalır, ne huzur!

Kapalıçarşı’da bir çıraklık döneminiz var zannediyorum. Zanaatı adeta yerinde öğrendiniz. Bir kadın tasarımcı olarak Kapalıçarşı’daki tecrübelerinizden o ruhtan bahseder misiniz biraz?

Bir yandan mumda modelleme, bir yandan Resim Heykel Müzesi Derneğinin resim kursuna gittim, bir yandan da Kapalıçarşı’da bir atölyede metal üstünde çalışmayı öğrendim. Önce atölye haline getirdiğim evimde çalıştım, sonra atölyemi Kapalıçarşı’ya yakın Nuruosmaniye’de dökümcüler ve mıhlayıcılar arasında açtım. Camımdan görünen manzara esin kaynağı olacak cinsten bir Osmanlı hanıydı. Atölyemin içini ise antik takı dolaplarıyla doldurdum. Tarihi soluyarak çalışmak ve bu işi jenerasyonlar boyu yapan kişilerden öğrenmek büyük bir ayrıcalık.

Canan Alimdar

En çok ilham aldığınız, hayran olduğunuz kadınlar kimler?

Türkan Saylan… Onun kariyerindeki başarısının yanı sıra, bu ülkenin kızları için yılmadan yaptığı çalışmalar takdire layık. Kim bilir kaç tane kardelen yetişti sayesinde ve hala yetişmeye devam ediyor. Onun kızları ondan aldığı ışıkla etraflarına ilim, irfan ve iyilik saçmaya devam ediyor. Bir mumdan kaç yüz mum daha yanıyor, bir düşünün!

Dişi enerji nedir size göre?

Kadında annelik içgüdüsü var, onun sayesinde de sonsuz bir affetme, koruma ve karşılıksız verme kapasitesi var. Bu enerjinin başka bir benzeri yok.

Çok teşekkürler zaman ayırdığınız için.
Nice tarih kokan koleksiyonlara imza atmanız dileği ile…

More from Çağnur Şarman

Çağnur’la Kahve Sohbetleri: Nevşah Karamehmet

Türkiye Nefes Koçluğu Federasyonu Başkanı, nefes uzmanı Nevşah Karamehmet ile Alaçatı’da buluştuk....
Devamı…

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir