Çağnur’la Kahve Sohbetleri: Benan Bilek

Kadınlarla, onların gizemli dişi enerjileri ve içlerindeki tanrıçalar ile sohbetlere başlıyor…

Üreten, Neşe Dolu Bir Kadın: Benan Bilek

Ürettiği zaman en seksi ve en güçlü hissettiği zaman. Şimdi neşe üretmeyi seçmiş. O bunca yıllık hayat deneyimini, yaşadıklarını mizah yolunu seçerek sadece kadınlara stand-up gösteri yapıyor.

Yalnızca kendilerine 3 saat ayırarak dibine kadar eğlenmelerine bir ve birlikte olmalarına olanak sağlayan ortamlar yaratıyor.

İlk sohbetimiz başlıyor.

Türkiye’nin seyircisi sadece kadın olan gösterisini yapan ilk ve tek kadınsınız. Bu deneyim size hemcinslerimiz hakkında neler keşfetmenizi sağladı?

Ben keşfederek başladım aslında. İzleyicisi sadece kadın olan tek kadın ‘stand up’ çı olmam bir tesadüf değil. Ben bunu seçtim. Çünkü hep şuna inanıyorum, kadın kadının koluna girerse, kadın kadınla yan yana yürürse en azından kendi hayatında fark yaratır diye düşünüyorum. Ve ‘Biz Bize Kız Muhabbeti’ ile başlayan ve + 18 ibareli başlayan şey aslında son derece naif bir şey, her ne kadar erotik gibi anons ediliyorsa da o + 18’den dolayı. Aslında ergenlik yaşlarında kız çocuklarının birbirlerinin evine gidip işte o kendi odalarında ‘ha öyle miymiş, haa’ falan dediği konuşmayı ben hani şarkıda ki gibi ‘bugünkü aklımla severim şimdi’ dediği gibi bugünkü aklımızla konuşmamıza ortam sağlıyorum  aslında. Buna inandım çünkü çelme takmazsa kadın öbür kadına, yanına gelirse ışık çıkacağına inanıyorum.

50 kişi ile sınırlı butik bir gösteri yapıyorsunuz. Neden daha kalabalık değil?

Baktığında bir avuç kadınız. Zaten bir avuç toplanıyoruz biliyorsun. Tabi bu da tesadüf değil. Ben Narlıdere’de oturuyorum. Narlıdere AKM’de yapabilirdim böyle bir şey,  500 kişilik salonda yapabilirdim. İki üç ayda bir yapabilirdim.  Ben bunu yapmak istemedim.  Ben göz göze bakıp kontak kurabileceğim, soru sorduğumda cevap alıp, o cevap doğrultusunda programı götürebileceğim daha interaktif katılımcı bir program yapmak istedim. İzlemiştin sen programı, hatırlarsın isim kontrolüyle başlıyor. Yani yoklama gibi. Oradaki amacım hem kim gelmiş kim gelmemiş kendim anlayayım ,hem de birazdan bir avuç kadın dip dibe beraber neşe üreteceğiz. O zaman en azından ismen birbirimizi bilelim istiyorum.

Hayat çok kısa 30’una kadar anlamıyorsun,30’dan sonra ise taksinin gece tarifesi gibi misli işliyor.

Kadınları buluşturan samimi bir ortam yaratıyorsunuz aynı zamanda?

Mesela gelinlik üretimi yapan, düğün organizasyonu yapan, ya da butik pasta yapan, özel bir butiği olan, restoranı olan kadınlar arada temas kuruyorlar birbirleri ile ve ben çok memnun oluyorum bundan. Zaten bir avucuz. Ayağı yere basan kadınlar olarak…

Ayağı yere basan kadın ne demek sizce?

Ayağı yere basan ne demek biliyor musun, tökezleyip düşse de, kalkıp dizindeki çamuru eliyle silkeleyip tekrardan yürüyebilen kadın demek. Benim için ayağı yere basan kadın bu. Bana gelen  50 kadının 40 ının böyle olması asla tesadüf değil.

Bu gösteri işini yapmaya başlamanız ve elde ettiğiniz başarı, kadınlardan gördüğünüz yoğun ilgi ibret alınacak bir başarı ve girişimcilik öyküsü bana göre. Kendini gerçekleştirmek isteyen ve cesaret bulamayan kadınlara bu açıdan ne tavsiye edersiniz?

Ben şöyle bakıyorum, 51 yaşındayım, Edebiyat okumak için İzmir’e geldim. İstanbul’luyum ben, İstanbul’da da okuyabilirdim. Ama ben o yaştan itibaren kendimi gerçekleştirmek için buraya geldim sanırım. Ben babamın kızıyım, annemin kızıyım, ama babamın kızı olmak istemedim. Babasının kızı olarak anılmak istemedim, Benan olmak istedim. Ondan sonra felsefe olsun halkla ilişkiler olsun o bölümlere gittiğimde farkına vardım ki yapmam gereken iş daha bire bir ilişkili bir şey.  Yaptığım işlerde hep ekiple çalıştım. Ve ekipte hep ağırlık olarak kadınlar vardı.

Zaten mesela OZBEOZ ‘u bilmiyorum diyorsun.. Bilmiyorsan zaten eksidesin. Onu bilmekle başlıyor her şey, daha sonra da içinde yer almak. Zaten eksidesin zaten bilmiyorsun.

Mesela heykel sergisi açmak istiyorum, korkuyorum diyorsun, neden korkuyorsun? Açtın mı,açmadın henüz yani zaten eksidesin.  Yap korkma diyorum. Çünkü ömür çok kısa. 30’una kadar anlamıyorsun. 30’dan sonra taksimetrenin gece tarifesi gibi misli işliyor. O kadar hızlı geçiyor ki yetişemiyorsun. Bir tek Benan hayatı yaşayacağım. Ayşe bir tek Ayşe hayatı yaşayacak. Birtakım şeyleri yapmak için süren kısıtlı onun bilmem ne kadarı da uykuda geçiyor. Ne kalıyor? İşte o kalanında kendin için yap. Yap yani…

Şuna çok inanıyorum, Sen birtakım yeteneklerle bezeliysen, sen bunun hakkını vermelisin. Nasıl ki resim yapabiliyorsan yapmalısın, müzik çalabiliyorsan çalmalısın. Ve bunu insanlarla paylaşmalısın.  Yapmadığın paylaşmadığın şey yoktur aslında, yoktur ve evren de onu senden geri alır.

Kendinizi seviyor musunuz?

Kendimi çok seviyorum. Çünkü Seni senden daha çok seven birisi olamaz hayatta.

Sizce kadın olmak nedir? Kime “kadın gibi kadın” dersiniz?

Kadın olmak her şeyi bir arada yapabilme gücüdür. Biz Bize Kız Muhabbet’inde daha erotik olan programda bunu matematiksel olarak açıklıyorum. Sen kadınsan zaten üretici olarak doğuyorsun. Doğası öyle. Öyle bir doğa ki her şeyi bir arada yapabilme gücünü veriyor sana. Yani XX ‘in XY’den en büyük farkı o kenardaki çıkıtı değil yani Fazlamız var bizim onlar eksik değil.

Sol elinle tarhana çorbası gibi ,karıştırmazsan topak olabilecek bir çorbayı karıştırırken, sağ elinle bulaşığı durulayıp, kafanla boynun arasına telefonu koyup konuşup, sağ ayağınla yerdeki ıslaklığı bezle alıp, çocuğuna da çemkirebiliyorsan sen kadınsın.

En seksi haliniz? Nerde, ne zaman, ne yaparken?

O kadar çok ki hayatım (gülüşmeler )

Ürettiğim zaman. Yeni bir projede olduğum zaman kendimi çok seksi hissediyorum. Bakışlarım değişiyor. Mesela yeni bir proje hakkında konuşuyoruz. Şu projenin şurasında yer alır mısın diyorlar. Ben gittikçe BENAN İS LOADİNG oluyorum. O sırada biri görse bu kadın bana bakıyor der, hâlbuki benim baktığım o projenin bana verdiği heyecan aslında.

Çünkü odaklanıyorsun. Çünkü en yalın halindesin. Seks yalınlık demek.  Seks yalın bir şey ve konsantrasyonla ilgili bir şey. Dolayısıyla üretim sırasında en yalın ve en konsantre olduğun zaman, o zaman senin en seksi olduğun zaman o zaman.

Hayran olduğunuz kadınlar kimler? Neden?

Bir :bir şeyi ilk defa yapanlar. İki :illaki çok inanalar. Üç :her türlü darbeye rağmen bunu sırtlayıp buna bir çözüm üretip yapanlar.

Mesela Muzaffer İlmiye Çığ’a hayranım. Onun aşkı tanımlayışına da hayranım. Onun hala anlatmasına da inandığını anlatabilmesine de hayranım. Onun Sümeroloji gibi çok popüler olmayan bir şeyin peşine düşüp aslında her şeyi bilimin ışığında ayrıştırabilmesine de hayranım. Ve bir erkeği tepeleyebilmesine de hayranım.

Frida’ya hayranım. En büyük acılardan geçerek ,acıyı çeke çeke yaşamasına rağmen en acı renkleri en güzel en canlı renklere dönüştürebildiği için hayranım.

Ama mesela Mona Lisa’ya hayran değilim. Ne olduğu belli olmayanlara hayran değilim.

Ben Anadolu’daki kadına da hayranım. Ama en çok anneme hayranım. Mucize yaratabildiği için.

İdeal bir erkek, bir eş nasıl olmalı sizce?

İdeal bir erkeği bilemiyorum. Ben henüz onu bulmadım. Ama ideal bir eşi şöyle tanımlayabilirim. Hazımlı, yanındakini yükselten, yanındakinin gücüne güç katan. Varlığı ile güç katan adam benim için ideal eştir. İdeal eşi bulduğumu düşünüyorum, bunun için çok rahat söylüyorum.  Hazımlı adam benim için ideal eştir.

Hazımlı adam derken?

Yanındakini kıskanmayan ve onu destekleyen. Bu gösteriye geleceğim mesela bugün gösteri var. Beni buraya kadar getirip akşam da alabilecek kadar benim yanımda. Eş olmak çok başka bir şey yani adı üstünde eş. Çünkü eş tamamlayıcı demek. Eşimle ben çok farklı mesleklerdeniz. Tamamlayıcıyız. Beni tamamlayan insan benim eşim olmalı. Benim göremediğim tarafı gören benim eşim olmalı.

Son dönemde “İçindeki Tanrıça”, “Dişi enerjinin gücü” şeklinde pek çok kurs, seminer dünyada ve yeni yeni ülkemizde de popüler oldu. Siz içinizde böyle bir kutsal dişi enerji, Tanrıça olduğunu hissediyor musunuz?

Hissediyorum.  Ama benim eril enerjim de çok kuvvetli. Benim enerjimin zaman zaman yüzde 45-55 olduğumu biliyorum.  Çünkü eril bir enerjiden geliyorum aslında. Dedim ya babasının kızıyım ,hatta o reaksiyonel yaşlarımda daha kadın olmayı reddetmekten geliyor bugün kadınlarla beraber bir şeyler yapmak bence.  Kadın olmayı reddettim herhâlde. O didişme beni farklı bir noktaya getirdi diyebilirim.

Evet, ben çünkü ömrüm boyunca ben hep tırmalayarak para kazandım. Tırmalayarak proje ürettim. O tırmalama sırasında yeni bir şeyi tutmak dokunmak kumsalda gerçek bir quartz bulmak kadar zevkliydi. Ya da ha deniz dibinde ha bunu burada düşürmüşler. O tırmalamak, eril enerjiyi de dişi enerjiyi de dengeleyerek buldum diyorum. Evrenin yapısı o. Onun için heteroseksüelim hala çok şükür diyorum.

Kendi hayat hikâyenizi bir masal olarak değerlendirirseniz? Siz hangi karaktersiniz?

Ben pamuk prensesin üvey annesiyim. Evet, çok yaratıcı. O kızı kandırmak için elmayı düşünmesi mesela. Zehri elma gibi güzel bir şeye vermesi. Aslında direniyor ben artık revaçta değilim,  revaçta olmak için çabalıyor. Kadın psikolojisi.  Ölürken bile yaratıcı patlıyor yani.

Sizi diğer kadınlardan farklı kılan en sevdiğiniz özelliğiniz?

Diz kapaklarımdaki çamuru silebilme gücü ve ne olursa olsun gülebilme gücü. Mizah. Ben her şeye mizahi bakıyorum. Enerjiye çok inanıyorum.

Evet, ve bu Polyanacılık değil değil mi?

Her mizah yapan insanın altında ortalamaya göre daha yüksek acılar vardır.  Daha büyük yalnızlıklar, kırgınlıklar, kızgınlıklar, kandırılmışlıklar. Onun için mizah ürüyor zaten, yokluktan ürüyor, sıkıntıdan ürüyor, mutsuzluktan ürüyor.

Bir kadın olarak en güçlü hissettiğiniz an ne zaman?

Ürettiğim an. Deminki soruya benzer bir cevap oldu ama. Mesela bir vapur iskelesine gidiyorum. Benan Hanım siz misiniz diyorlar. O zaman kendimi çok güçlü hissediyorum. Benim programıma gelen bir kadın paylaşıyorsa mutlu oluyorum.

Çünkü kadın aslında beğendiği şeyi paylaşmaz, kendine saklar. Eğer beni paylaşıyorsa, ordaki mesajı almış demektir. İşte bu beni güçlü hissettiriyor. Mesela iyi bir hocadan ders aldırırsın çocuğuna, arkadaşın der ki ya senin çocuk matematikte iyileşmeye başladı, istemezsin o hocayı paylaşmayı.    Ama eğer bunu paylaşmışsa mesajım doğru gitmiştir.

O aslında bir eşikten atlama değil mi?  O eşikten atlamanın bir dönemi var. O eşikten atlamışsan hayata daha esprili bakıyorsun gülerek bakıyorsun, kendinle dalga geçiyorsun, onu paylaşıyorsun, işte o zaman kadın oluyorsun. Değil mi?

– Egondan sıyrılıyorsun Duru oluyorsun işte o duru halinle hem en güzel halin oluyorsun en seksi oluyorsun, en kol kola halin oluyorsun.  Yalnızsın diğer türlü, ne zaman çoğalıyorsun o zaman başarıyorsun. Çok çok büyüten bir şey, güçlendiren bir şey. Enerji hali en güçlü hali. Başka biri de böyle bir program yaparsa diyorlar, keşke daha çok kadın yapsa diyorum. Mesela ben burada İPEKSİ TATLAR  diyorum, hem mimar diyorum, hem pasta yapıyor diyorum. Nasıl yapabiliyor diyorlar? Bir kadın nasıl yapamaz. Bir kadının bütün parmaklarından maharet çıkar ya. Tabi yapabilir. Bir kadın her şeyi yapabilir yeter ki kendine inansın. Ben de yapabilirim diyorsa, zaten orda bir araya

Benan Bilek ‘in Altı Çizilecek Sözleri:

  • Yapmadığın ve paylaşmadığın şey yoktur aslında yoktur ve evren onu senden geri alır.
  • Bir kadının bütün parmaklarından maharet çıkar,bir kadın herşeyi yapabilir yeterki istesin.
  • Kadın olmak herşeyi birarada yapabilme ,kucaklayabilme gücüdür.
  • Hayat çok kısa 30’una kadar anlamıyorsun,30’dan sonra ise taksinin gece tarifesi gibi misli işliyor.
  • Birtakım şeyleri yapmak için süren kısıtlı,onun için sana kalan sürede ne yapmak istiyorsan YAP.
  • Yapmazsan eksidesin,yapmamışsın….
  • Kadın kadına inanırsa ,kadın kadının koluna girerse en azından kendi hayatında fark yaratır.
Bu yazının etiketleri
,
More from Çağnur Şarman

Bir Audrey Hepburn Hikayesi

Audrey Hepburn bir kadında olması gereken neyi temsil ediyordu?  Tüm zamanların, tüm...
Devamı…

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir