Cadaloz’un Günlüğü: La La Land – Hatalarımın Şerefine

Sonunda ben de gittim kızlar “La La Land”, Türkçe adı ile “Âşıklar Şehri”ne… Hem de doğum günü sabahımda bilet bulabildik ancak. Bir tesadüf müydü? Yoksa bana bir doğum günü mesajı mıydı bilemedim. Bir yaşıma daha girdiğim gün. Kaç yaşına mı girdim? Sayının ne önemi var? Onca kişisel gelişim semineri, terapi ve okuduğum onca kitaba rağmen kendimle tamamen barışamadığım, kendimi koşulsuzca sevemediğim ve yeteri kadar değer vermediğim bir yaşı daha bitirdiğim kesin.

La La Land

Hayat bazen hatalar ve saçmalıklar yapmamız ya da yapmamamız için çok güzel zeminler hazırlar. Biz de düşe kalka hatalar yaparız. Beceremediğimiz şeyler olur. Ve hayat bizim için bir “La La Land” olur. Fakat bir an gelir ve doğum günü sabahında bir filme gider bütün günü ağlayarak ve kutlamalarla geçiririm.

Filmde esas kız, yaşının ne önemi var? Hatalar yapmış, kalp kırıklıkları, hayal kırıklıkları yaşayacak kadar yaş almış esas kızımız. İlk başlarda bir baltaya sap olamamış, kendi potansiyelini ortaya çıkaracağı işi bulamamış, pek çok kez denemiş ama başaramamış. Sevdiği çocuk ortadan kaybolmuş…  Buraya kadar çok güzel bir başarısızlık hikâyesi izliyoruz.

Filmin bence en etkileyici sahnelerinden biri ise sonunda kızın tüm bu başarısızlıklarından bir başarı elde ettiği sahne oldu. Tabi “başarı” ne demekse.

“Hayal kuranlara, hayallerinin peşinden gidenlere bu yüzden herkes tarafından akılsız denilenlere, hayal kırıklıkları yaşayanlara, kalpleri kırılanlara ve yapılan tüm hatalara ve karmaşaya…”

La La Land Emma Stone

Tüm başarısızlıklara, yenilgilere, saçmalamalara ve hatalara!

Hataların şerefine…

“Buz gibi bir nehire yalın ayak girip sonrasında bir ay hapşıran teyzem, ‘bir daha olsa yine yaparım’ derdi” dedi.

Bir daha olsa bir daha yapardım. Galiba kendimizle barışmanın yegâne formülü bu. Bir daha olsa bir daha yapardım çünkü o an öyle gerekmişti. Ve tüm bu kargaşanın ve kalp kırıklıklarının kutlanmasının şerefine kalksın tüm kadehler.

Doğum günümde “yakışıklı” ile beraber sabah sinemaya gittik. Hatalarımızın şerefine içmeye karar verdik o gece.

Filmin de bizim de sonumuz hiç önemli değil aslında kızlar. Beceremediğim, yapamadığım her şey ile gurur duyuyorum. Duysun dağlar taşlar, hikâyemin her dakikası, her iyisi ve kötüsü ile ŞAHANE idi. Tüm kusursuzluklar, saçmalıklar, hepsi mükemmeldi.

Bir daha olsa bir daha yapardım ne yapayım. Ama artık önüme bakıyorum. Yarın çok güzel bir gün olacak. Ve en absürd hayalleri kurmaya devam edeceğim.

 

Yazar
More from Cadaloz

Cadaloz ’un Günlüğü: PERİ MASALI

Kızlar evet o beklenen yaz geldi sonunda yine. En sevdiğim ay Haziran...
Devamı…

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir